User-agent: * allow: /
Blogcu ile yapıldı
TRABZON UĞUR LABORATUVARI
AT&T Cell Phones
SAYAÇ



>


ip-numaram.com IP adresi
Google
HAZIRLAYAN Ugur Laboratuvarı Web:www.ugurlab.tr.cx Email:ugurlaboratuvar@yahoo.com UGUR - Blogcu



« Önceki |

20.12.2007

Dinlenme zamanı testi

Saniye tut ve aşağıdaki soruları yapınız lütfen:

 

C harfini bulabilecek misin ?

OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOCOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO


C'yi bulduysan, bir de 6'yı. Hadi, 6 nerede?



9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999699999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999
9999999999999999999 999999999999999


Bulabildin mi? Hadi bakalım? Bu  sefer de N.

MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMNMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMM


Q; son bi gayret. Bu sefer de Q. Bakalim o kadar iyi misin?


OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOQOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO


10 saniyenin altinda misiniz?
O zaman  iyi. Hala gözün ve akli melekelerin yerinde.
Degilseeen..
Dinlenme zamanin gelmis.

20.12.2007

İlginç buluşlar


İMHA MAKASI
Bu makasla istemediğiniz kağıtları kolaylıkla imha edebilirsiniz.

Kartopu makinesi


Aydınlatılmış elektronik elbiseler.

20.12.2007

Megaloblastik anemi

Megaloblastik anemi, B12 vitamini ve/veya B12 vitamini ve folik asit eksikliği sonucu oluşan bir anemi tipine verilen isimdir. Bu vitaminler DNA sentezinde önemli rollere sahiptirler. Bu nedenle eksikliklerinde DNA sentezinde çeşitli bozukluklar oluşur ve kemik iliğinde megaloblastik değişiklikler ortaya çıkar. Ayrıca perriferik kanda da makrositer anemi oluşur. Megaloblastik anemide eritrositlerin öncülleri normalden büyüktür, bu nedenle bu anemi türüne 'megaloblastik' anemi denmiştir.

Sebepleri:

Megaloblastik aneminin çeşitli sebepleri şunlardır: Nutrisyonel bozukluklar (B12 vitamini ve folik asitin diyet yoluyla yeterince alınmaması) Kronik karaciğer hastalıkları İntrensek faktör sentezinin azalması veya olmaması (bu sebebin varlığında oluşan duruma/hastalığa pernisiyöz anemi denir) Bağırsaklarda az veya arızalı emilim (intestinalmalabsorpsiyon -enterit yani bağırsak iltihabı, çölyak hastalığı vb. sebeplerden olabilir) Balık tenyası ( Diphyllobothrium Latum)enfestasyonudur.

Megaloblastik anemi tedavisi için lütfen bir uzmana başvurun.

20.12.2007

ANAL FİSSÜR NEDİR?

Anal fissür; anüs çıkışındaki mukozanın ; genellikle arka kenardan çatlaması veya yırtılmasıdır. İlk bir aylık dönemdeki yırtıklara AKUT ANAL FİSSÜR, daha uzun süreli ve meme yapmış yırtıklara da KRONİK ANAL FİSSÜR denir.Anal fissürün başlıca sebepleri kabızlık , doğum eylemi veya doğumdan sonraki ilk bir fissur.jpg (15638 bytes)iki günde tuvalete çıkışın tehiri veya ihmalidir . Diğer sebepler arasında ; proktit , regional enterit veya ülseratif kolit gibi enflamatuar  barsak hastalıkları da sayılabilir . Ağrıya karşı son derece duyarlı olan anal bölgedeki herhangi bir minicik çatlak , az çok ağrıya ; o da anal kaslarda spazma ,  yorulma ağrısına , kan dolaşımında bozulmaya , yani iskemiye yol açar . İskemi halinde ağrı daha da artar ve  yara beslenmesi bozulur , iyileşme gecikir , hatta kötüleşir.

Medikal olarak iyileştirilmiş pek çok fissür nükseder . Bunun nedeni , anal kanalı saran ve destek veren eksternal kas demetlerinin , kuyruk sokumu tarafında sık olarak doğuştan zayıf yaratılmış olmasıdır.

 

ANAL FİSSÜRÜN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Anal fissürün başlıca belirtileri , dışkılama anında ve özellikle sonrasında oluşan şiddetli anal ağrı ve ve özellikle akut fissürlerde tuvalet kağıdına bulaşan kan ve bazan da  anal kaşıntı olur . Olay 20-30 gün devam ederse , yara önünde hemoroide benzer , hipertrofik papilla veya web denilen bekçi bir meme oluşur ; yara daha da derinleşir , ağrı ve kaşıntı artar ; yani artık KRONİK ANAL FİSSÜR GELİŞİR . Ağrılar özellikle dışkılamadan sonra artar ve saatlerce , hatta gün boyu sürer , dayanılmaz olur . Kanama nadirdir ve  kağıda bulaşır tarzdadır ; hemoroidlerdeki gibi püskürür tarzda değildir . İyice kronikleşmiş fissürlerde bazen iltihabi veya pis kokulu sarı akıntı da olabilir . Bunun sebebi , fissür yarasının derinleşmesi veya bekçi memeyi alttan delerek , bir perianal fistül oluşturmasıdır .

ANAL FİSSÜRÜN MEDİKAL TEDAVİSİ VE TEDBİRLER NELERDİR?

En iyi tedbir kabızlıktan korunmaktır . Bunun için kabızlıkla ilgili bahse bakınız . Kadınlardaki anal fissür , genellikle doğum travması veya doğumdan sonraki ilk günlerde oluşan kabızlıkla ilgili olduğuna göre , bu kişilere doğum eylemi başlar başlamaz hijyenik lavman yapılmalı , bebeğin çkışında perine ve özellikle anüs korunmalı , doğumdan sonraki ilk 3 gün yumuşatıcı krem ve Libalax veya Gliserin benzeri fitillerle fissür oluşumu önlenmeli . Anal fissür bir şekilde oluşmuşsa krem ve fitillere 7-10 gün devam edilmeli, ılık su oturma banyosu yapılmalı,ağrı varsa ağrı kesiciler verilmeli ve  bol meyve,sebze tüketimi ile kabızlık önlenmeli.

Akut fissürlerde medikal tedavinin başarı şansı , sıkı bir uygulama ile % 80 'dir . Ancak fissür kronikleşmiş ise , yani yara derin ve zemini çok sert ve bekçi meme gelişmiş ise ve fissür memenin altına ilerleyerek cilt yönünde delmiş  ve fistül yapmışsa , bu tür tıbbi tedavi % 50 başarısız kalacaktır .

Tıbbi tedavilerde başarısızlığın  bir başka  sebebi de yanlış ilaçlar ve yanlış diyettir. Kronikleşmiş anal fissürde tedavi ; tıbbi veya cerrahi yolla anal spazmın giderilmesi esasına dayanır . Tıbbi tedavi ile geçici rahatlama sağlansa da, kalıcı ve kesin tedavi cerrahi müdahale ile sağlanır. Ancak akut dönemde önce tıbbi tedavi denenmelidir.

KRONİK ANAL FİSSÜRDE CERRAHİ TEDAVİ

Hekimlikte kişisel bilgi , beceri ve tecrübenin çok gerekli olduğu konulardan biri ; anal fissür , fistül ve hemoroidlerdir . Çünkü anüs anatomisi ve anal fonksiyonlar son derece hassas mekanizmalar üzerine kurulur. Örneğin cerrahi girişimlerde anal mukozadan ve mukozal örtünün damarsal yastık ve valv görevi yapan  dokudan biraz fazla alındığı takdirde İnkontinens , yani kaçaklar ve iyileşme sorunları olabilir . Hastaların en çok korktuğu husus , operasyon yüzündan olabilecek  gaita kaçağı ve ağrıdır .

  İdealize edilmiş enstruman ve tecrübeli hekim eli  ile , ağrısız veya minimal bir ağrı ile , hem de lokal anestezi ile , gayet etkili ve başarılı  " LİS yani Subkütan Lateral İnternal  Sfinkterotomi" yapılabilir , dış , yani eksternal sfinktere asla dokunulmaz . Gerekirse büyük bekçi memeler de alınır . Küçük memeleri almamalı , yoksa girişim sonrası ağrı olabilir . Bekçi memeler yerinde kalırsa zamanla küçük , yumuşak deri sarkıntılarına dönüşür , hiç bir sorun teşkil etmezler . Büyük bekçi memeler ise hijyenik sorunlara yol açacağı için alınmaları daha uygun olur.

Operasyon için herhangi bir ön hazırlık veya sonrası dönemde 1 saatten daha fazla istirahati gerektirmez ; yeme içmeye ara verilmez .

Poliklinik şartlarında , yani hastane yatışı ve narkoz gerekmeden yapılabilen bu küçük , fakat modern tedavi yöntemi ile ; hasta hemen rahatlar ve fissür yarası da 1 hafta içinde sessizce kaybolur gider . Dikiş gerekmez , kanama olmaz , kaçak , nedbe veya çekinti olmaz . Ancak acemi ellerde nadir de olsa , eksternal sfinkterin de kesilmesine bağlı olarak gaz veya gaita kaçağı gelişebilir .

KRONİK ANAL FİSSÜRLER NÜKS EDER Mİ?                                                                                        

Tecrübeli ellerde , cerrahi tedaviden sonra ve kurallara uyulura nüks sadece  % 2'dir.                                                                                                                              

KRONİK ANAL FİSSÜRLERİN CERRAHİ TEDAVİSİNDEN SONRA DİKKAT ETMENİZ GEREKEN  ALTIN KURALLAR

1-Ağrı kesicilerinizi , melhemlerinizi ve ılık su oturma banyolarınızı ihmal etmeyiniz ; ağrı artışı , iyileşmeyi geciktirir .

2-Müdahaleden 12-18 saat sonra tamponu çıkarıp ,15 dk süre ile ılık suya oturunuz ve ardından , varsa tuvalet ihtiyacınızı gideriniz ; ardından melhemleri parmağınızla anüsün içine ve dışına , masaj yaparak sürünüz . Ilık suya oturma banyolarına ve kremlere sabah akşam , 1 hafta devam ediniz , pansuman veya gazlı bez uygulamanıza gerek yoktur . Bir hafta  sonunda , dilatasyon için , mümkünse kontrola geliniz.

3-Baharat hariç , her tür ve  özellikle posalı ve sulu gıda alınız . İyileşme tamamlandıktan sonra   bol posalı gıdayı   arttırarak ömür boyu kabızlıktan sakınınız ve hemoroidlerde olduğu gibi altın kurallara uyunuz.    

4-Müshil almayınız ve ishal olmayınız , değilse iyileşme gecikir .

Bu pratik , ama modern tedavi yöntemi ile ağrılarınız , çok büyük olasılıkla aynı gün geçer ; fissürünüz de bir haftada iyileşir . Kurallara uymazsanız iyileşme gecikebilir , veya başarı biraz düşük olur .             

FİSSÜRLERDE KANSERE DÖNÜŞÜM OLUR MU?

Olmaz . Anüs ve rektum kanserleri baştan , kanser olarak başlar ; hemoroid veya fissürler kansere dönüşmez . Ancak kanser ve diğer hastalıklarla karıştırılabilir .  Bazen asıl hastalık kanserdir ; ancak kanser ve diğer hastalık belirtileri hemoroid veya fissüre benzediği için hasta veya doktor ihmalkar davranır ; teşhiste gecikme ve yanılmalara neden olur . Bu arada , teorik olarak , uzun yıllar boyu akan yaraların habisleşebileceğini de tamamen gözardı etmemek gerekir .

HEMOROİD VE ANAL FİSSÜR HANGİ HASTALIKLAR İLE KARIŞIR?

Anal bölgedeki her hastalık , hemoroid veya fissür ile karışabilir . Başlıca karışan hastalıklar şunlardır :

1) Anüs ve rektum Kanseri 7) Condyloma Accuminatum
2) Condylomata Lata  8) Proktit
3) Rektal Polip 9) Ülseratif Kolit
4) Perianal Abse ve Fistül 10) Crohn Hastalığı
5) Anal Prolapsus, Perine sarkması,Soliter ülser 11) Mantar Enfeksiyonu
6) Anal Tüberküloz 12) Rektosel

Bu hastalıkların her biri hemoroid ve fissürlerden daha riskli hastalıklardır . Örneğin uzun yıllar devam eden fistül ve kolitler irritasyon yaparak dallanıp budaklanabilir , hatta kanserleşebilirler . Bu durumda hastanın hemoroid veya fissüre benzer sıkıntıları varsa derhal muayene olması gerekir . Çünkü bu şikayetlerin sebebi çok daha ciddi hastalıklar olabilir .

 

Prof.Dr.Nihat Bengisu

Kaynak:nihatbengisu.com 

20.12.2007

HEMOROİD NEDİR?

 

HEMOROİD TEDAVİSİNDE SORULAR VE ALTIN KURALLAR

Halk arasında BASUR olarak bilinen hemoroid; anüs ve rektum hastalıklarının başında yer alır.. Anüs ve rektum; boşaltım sisteminin çıkış kapısı olup, yaklaşık yirmi çeşit hastalığın görülebildiği ve pek çok hastalığın da indirekt belirtilerinin izlenebildiği yerdir. Bu bölgenin hastalıklarına PROKTOLOJİK HASTALIKLAR ve Protoloji ile ilgilenen hekimlere de proktolog denir. Hemoroid, anüs içindeki hemoroidal toplar damarların zaman içinde anormal genişleyip kırmızı ve mor torbalar (memeler) şeklinde dışarı sarkması, (Resim 1 ve 2) bazan aşınıp delinerek dışkılama sırasında sık sık, PARLAK KIRMIZI kanamalar yapması; bazan memelerin aniden pıhtı ile dolup şiddetli ağrı, ödem, iltihaplanma, yaralanma ve ağrı yapmasıdır..

resim1b.jpg (39020 bytes) resim1.jpg (7100 bytes)
Resim 1: Hemoroidlerin şematik oluşumu. Resim 2: Tipik bir hemoroid örneği.

HEMOROİDİN OLUŞMA SEBEPLERİ

Birinci sebep kabızlıktır.. Ayrıca, kolit, proktit, enterit gibi barsak enfeksiyonları; içki, tahriş edici aşırı acılı gıda tüketimi; yetersiz hijyen, anüs içi hemoroidal damar duvar yapısının doğuştan zayıf olması veya sonradan zayıflayıp torbalanması; prostat büyümesi ve kabızlık nedeni ile tuvalette uzun süre oturmak ve aşırı ıkınmak; gün boyu oturmak veya ayakta kalmak; aşırı yorgunluk; portal hipertansiyon; hamilelik myoma uteri, over kisti vb. gibi karın içi büyük urlar; kronik ökrürük, şişmanlık gibi karın ve damar içi basınçlarını artıran başka hastalıklar genel sebepler arasında sayılabilir.

 

HEMOROİD ÇEŞİTLERİ

Hemoroidler öncelikle iç (internal) ve dış (eksternal) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Hemoroidlerin çoğu iç hemoroid olup bunlar 4 derece olarak sınıflanır. Ayrıca basit ve komplike; tromboze, akut ve kronik olmak üzere alt sınıflara ayrılırlar.. Anüsün dış kenarındaki eksternal hemoroidal damarların aniden noktasal, tarzda cilt veya mukoza altına kanamaları ve pıhtı oluşturmaları da bir başka hemoroid çeşidi sayılabilir. 

resim2.jpg (3469 bytes)

Resim 3: Anoskop ile görülebilen grade 1 hemoroid.

1) Grade I (1. Derece) Hemoroidler: Hemoroid memesinin yukarı konumda kalıp, anüs dışına çıkmayıp ancak anoskop ile içeriye girildiğinde görülebilmesi halinde 1. derece hemoroid söz konusudur. Kendini sadece kanama ile belli eder. Bu memeler genellikle ağrısız olup, 1 cm'den daha küçük boyutlu, gergin ve ince duvarlı kanamaya hazır iç memeler şeklindedir ve ele gelmezler 

TEDAVİ: 1. derece hemoroidler lastik bantla bağlama, sklerozan ilaç injeksiyonu, halk arasında LASER olarak bilinen infirared ışık koagülasyonu gibi konservatif tıbbi yöntemlerle tedavi edilebilir; ameliyat gerekmez. Bazan sadece melhem, uygun diyet, ılık su oturma banyosu ve istirahat yeterli olabilir. Ancak hazırlayıcı sebepler araştırılıp onlar da ayrıca tedavi edilmelidir; örneğin asıl sebep akut bir barsak enfeksiyonu veya ishal ise; sadece antibiyotik ve ishal diyeti uygulaması bile yeterli olabilir. Cerrahi girişim gerektirmezler. 

resim3.jpg (4639 bytes)

Resim 4: Ikınınca kendini belli eden grade 2 hemoroid.

2) Grade II (2. Derece) hemoroidler: Bunlar dışkılama sırasında tuvalette ıkınınca anüs dışına çıkan ve ele gelen, ayağa kalkınca anal kanal içine çekilip kaybolan, ağrısız, 1 - 3 cm çapında Hemoroid memeleri olup, taharetlenirken genellikle püskürür tarzda veya hızlı damlalar şeklinde kanama yapar. 

Kanamalar bazan bir iki ay ara verebilir, bazan aylarca, her tuvalet çıkışında az da olsa görülür. Ve zaman içinde mutlaka kansızlık yapar ve bazan da aniden alevlenip büyüyerek anüs dışında kilitlenip kalarak acilleşebilir. İkinci derece Hemoroidler yine cerrahi tedavi gerektirmezler. Bağlama, sklerozan ilaç injeksiyonu veya infrared ışık koagülasyonu ile tedavi edilirler. Ayrıca uygun diyet, büzüştürücü ve antibiyotikli melhemler, ılık su oturma banyoları ve ağrı kesiciler tedaviye eklenmelidir. 

resim4.jpg (4901 bytes)

Resim 5: İtilmesse dışarda kalıp gittikçe morarıp, akıntı ve kanama yapan grade 3 hemoroid

3) Grade III (3. derece) hemoroidler: İç (internal) hemoroid memelerinin kolayca anüs dışına çıkması, sık sık pıhtı ve ödemle birlikte ağrı yapması, üzerinde iltihap ve aftlar şeklinde yaraların ve kanlı akıntının olması; içeriye itilmediği sürece anüs dışında kalması veya içeri geç çekilmesi halidir 

Tedaviye duruma göre önce tıbbi ve konservatif yöntemlerle başlanır; çok az vakada cerrahi eksizyon gerekir. Bunlarda en ideal yöntem lastik bant veya infrared koagulasyon uygulamaktır (Şekil I - II). 

 

 

resim5.jpg (5361 bytes)

Resim 6: Eski hemoroid pakeleri ve içten gelen yeni hemoroid pakeleri, hastalığı alevlendirmiş.

4) Grade IV (4. derece) hemoroidler: Yıllarca süren kronik kabızlık hallerinde eski iç ve dış hemoroidlerin topluca aşağı sarkması, tuvalette veya koltukta çok oturma sonucu, memelerin büyük, ağrızsız, sulu, ıslak pakeler halinde anüs dışında çepeçevre yerleşip temelli kalmasıdır. Kronikleşmiş grade IV hemoroidli hastaların, iyi temizlenememe ve sürekli mukuslu ve iltihablı akıntılar, kaşıntılar ve az fakat sık sık kanama sorunları vardır. Memelerin üzerine oturunca hastanın canı yanar. 

TEDAVİ: Pekçoğu iyi bir tıbbi tedavi, kabızlığı önleyici bol posalı diyet, düzenli tuvalet alışkanlığı gibi tıbbi ve hijyenik tedbirlerden kısmen yarar görürler. Bir kısmında lastik bant veya skleroterapi ve infrared ışık ile koagülasyonu yeterli olabilir; ancak çoğunda cerrahi tedavi endikedir; ancak cerrahiye engel varsa, ömür boyu, konservatif tıbbi yöntemlere devam eder ve daima bol su, bol sebze, bol meyva alırlar; asla çay, kahve, kola, rafine gıda ve baharat alamazlar. 

HEMOROİD KOMPLİKASYONLARI

Hemoroid komplikasyonlarının başlıcaları: 

a) Uzun süreli kanamalar sonucu anemi ve buna bağlı hipotansiyon, halsizlik, iştahsızlık ve solukluktur. 

b) Memelerde yaralanma ve iltihaplanma sonucu lokal ve sistemik ateş. 

resim6.jpg (5454 bytes)

Resim 7: Akut, tromboze hemoroid

c) Strangulasyon, yani dışarda duran hemoroid memelerinin; stres, alkol, ağır yemek, kabızlık, mushil kullanımı ve ishal gibi bir nedenle aniden pıhtılarla dolması sonucu şişip tamamının anüs dışına fırlaması ve orada kilitlenip kalması, anormal şişmesi ve şiddetli ağrı yapması. Bu safhada hemoroid memelerinin kan dolaşımı bozulmuştur ve dolayısı ile nekroz ve şiddetli ağrı gelişir. Artık geriye itilemez ve el değmez ve dışkılamaya, fitil koymaya, hatta melhem bile sürmeye izin vermez; dışkılama ve günlük yaşam ve bütün işler engellenir; ağrı ve kanamalar, enfeksiyon ve ateş yüzünden halsizlik ve iştahsızlık gelişir. Hemoroidin en kötü şeklidir. Tedavi aciliyet gerektirir. Duruma göre önce konservatif tıbbi yöntemlerle başlanır. Gerekirse anında genel anestezi ve regional anestezi ile cerrahi eksizyon veya trombektomi, sistemik ve lokal antibiyotik uygulanır.

 

Prof.Dr.Nihat Bengisu

Kaynak:nihatbengisu.com 

18.12.2007

EMZİK ZARARLI MI ?

Yapılan çeşitli araştırmalara göre bebeklerin yaklaşık olarak %85 inin birinci aydan başlayarak emzik kullandığı gösterilmiştir. Annelerde emzik kullanımı ile ilgili yapılan anketlerde, emzik kullanımının genellikle normal bir davranış olarak kabul gördüğü ve bebeklerin emziğe kuvvetle bağlandıkları saptanmıştır. Anne sütünü kısa süre alan bebeklerde emzik kullanma sıklığının daha fazla olduğu bilinmektedir.

450 anne-bebek ikilisinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre;

- Erken dönemde emzik kullanan bebeklerde, kullanmayanlara göre 4 kez daha erken anne sütü bırakıldığı görülmüştür.

- Emzik kullanan annelerden bazıları ya anne sütünü kesmiş ya da emzirme arası süreyi uzatmışlardır.

- Bu annelerin emzirmekten utandığı ve ağlama sesinden rahatsız olduklarını da belirtmişlerdir.

- Bu bebeklerde büyüme geriliği de saptanmıştır.

- Emzirmekten rahatsız olan annelerde emziğin anne sütünün kesilmesinde etkili olduğu ancak emzirmekten rahatsız olmayan annelerde emzirme süresine etki etmediği görülmüştür.

Diğer açılardan incelendiğinde de bebeklik döneminde sıklıkla kullanılan emziğin en geç 2 yaşın sonunda çocuk tarafından bırakılması gerektiği görülmektedir. Aksi halde yukarıda sayılanların dışında da bazı sorunlarla karşılaşılabilir. Uzun süreli bir emzik alışkanlığı sonucunda karşılaşılabilecek problemler:

- 2 yaşından sonra devam eden emme alışkanlığı dişlerin yer değiştirmesine ve üst dişlerin öne, alt dişlerin arkaya çekilerek aralarında açıklıklar meydana gelmesine neden olur. Bu dönemde bıraktırılabilirse bu açıklıklar kapanır. Ancak 3,5 yaşından sonra meydana gelen açıklıklar kalıcı hale gelebilir.

- 3-4 yaşlarına kadar emzik emen çocuklarda v tipi üst çene (üst çene darlığı) ve dolayısı ile yüz yapısında bozulma meydana gelebilir.

- 4 yaş civarına kadar emzik emmeye devam eden çocuklarda kulak ve burun hastalıkları daha sık gözlenir.

Emziğin Faydaları

- Emzik bebeğin doğal emme içgüdüsünü tatmin eder ve ona güven hissi verir.

- Emme hareketi bebek için başlı başına bir memnuniyet kaynağıdır. Çünkü doğumu izleyen haftalarda bebeğin en güçlü refleksi emmektir.

- Emzik sayesinde üzerindeki gerilimi atar, sakinleşir ve uykuya daha kolay dalar.

- Emzik kullandırılmayan bebek, bir süre sonra parmak emmeye başlayabiliyor. Ancak çocuğunuzu emzikten vazgeçirmek parmak emmekten vazgeçirmekten daha kolay oluyor.

- Bazı uzmanlar, emziklerin, bebeğin elleriyle bazı beceriler geliştirmesine de yardımcı olduğunu ileri sürmektedirler. Ağızlarından düşürdüklerinde bulmak için beşik ya da yataklarının çevresini yoklamalarına ve emziği yeniden ağızlarına sokmaya çalışmalarına yol açar.

Emziğin Seçiminde ve Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

- Emzik tabanı bebeğin emziği yutmasını engeller. Bu plastik kısım burun deliklerini kapatmayacak şekilde yapılır ve hava geçmesini sağlamak için delikleri içerir. Geceleri yumuşak malzemeden yapılanları tercih etmemelisiniz.

- Emzikler kauçuk ve silikon olmak üzere iki maddeden yapılırlar. Kauçuk doğal bir maddedir, elastik ve dayanıklıdır. Özellikle diş çıkartan bebeklerde kauçuk emzik kullanmak uygun olur. Ancak kauçuk emzikler, suyu içlerine emdikleri için çabuk bozulur. Silikon da silisyumdan üretilir. Silikon emzikler kolay bozulmaz, ancak diş darbelerine karşı dayanıklı değillerdir. Bu yüzden silikon emzikler henüz diş çıkarmamış bebekler için daha uygundur.

- Damaksız emzikler anne memesini andırdığı için bebekler tarafından tercih edilir. Ancak bu tür emzikler özellikle bir yaşından sonra damağa baskı yaparak damak yapısını ve üst ön dişlerin sıralanışını bozabilirler. Bu tür emziklerin bir yaşından sonra kullanılması önerilmiyor. Damaklı emzik ise daha elips ve yukarı doğru kıvrıktır. Bu anatomik şeklinden dolayı 2-3 yaş arasında bile rahatlıkla kullanılabilir. Damağa tamamen adapte olduğundan, herhangi bir bozukluğa neden olmaz.

- Doğrusu bebekleri geceleri emziksiz uyutmak daha zor olur. Bebek emziksiz uykuya dalamıyorsa, damaklı emzik tercih etmelisiniz. Bebek uykuya daldıktan sonra ise onu uyandırmadan emziği ağzından almalısınız.

- Emziği bebeğe vermeden önce şekere veya bala batırmak hatalı bir alışkanlıktır. Bu hareket bebeğin diş minelerini zedeler ve diş çürüklerine neden olur. Ayrıca buna alışan bebek, ağzında sürekli tatlı bir tat almak isteyebilir. Bebeklerin kalıcı olmayan süt dişlerinin de bakımı çok önemlidir. Eğer bunlara iyi bakılmazsa hemen altlarında bulunan kalıcı dişler de zarar görebilir.

- Emziğin temizliği üretildiği malzemeye göre değişir. Kauçuk olanlar özel bir dezenfektan madde yardımı ile soğuk sterilize edilmelidirler. Silikon olanlar ise sıcak yöntemle de steril hale getirilebilirler. Emziklerin devamlı temiz durmasını istiyorsanız, emniyetli bir çengelli iğne ile çocuğun kıyafetine tutturun ve böylece sürekli yere düşmesini engelleyin.

- Yeni doğan bebeğinizin burnunu tıkamaması için, emziğin arkasındaki plastik ağızlık bölümünün küçük olması gerekir. Ama bebeklik dönemini aşmış çocuğunuz için emzik alacaksanız, arkasındaki ağızlık bölümünün, olduğu gibi ağzına sokamayacağı, dolayısıyla da boğulmasına yol açamayacağı kadar büyük olmasına dikkat edin.

- "Ortodontik" diye nitelendirilen emziklerin meme başları yassıdır; buna karşılık daha alışılmış çeşitlerin, başları yuvarlaktır. Ortodontik çeşitlerin dişetleri ve dişler için daha iyi olduğu ileri sürülmekle birlikte, bebeğinizin hangisini seçeceğini görmek için her ikisini de denemeniz daha doğru olur. plastik ağızlığın biçimi, bebeğinizin değil, sizin seçiminize bağlıdır; bununla birlikte, hangisini seçerseniz seçin, havasızlıktan boğulmaya yol açmaması için, üstünde havalandırma delikleri bulunmasına dikkat edin.

- Bütün emzikler onaylanmış güvenlik standartlarına uygun olmalıdır.

- Etiketinde standartları açıkça belirtilmeyen emzikleri sakın almayın.

- Emziğin ağızlığında havalandırma delikleri bulunması, bebeğin burnunun tıkalı olması ya da daha büyük bir çocuğun bütünüyle ağzına alması durumunda son derece önemlidir.

- Emzikleri biraz olsun yıpranmaları durumunda bile, atın.

- Emzikler, çok küçük bebeklerin boyunlarına asılmamalıdır: Boğazlarına dolanarak boğulmalarına yol açabilirler.

- Yeni doğmuş bebeğinizin emziğinin, tıpkı biberon memeleri gibi, mikroptan arındırılması gerekir.

- Biberonların mikroptan arındırılmasında yararlanmış olduğunuz yöntemleri, emziklerde de izleyin.

- Bebeğiniz parmaklarını -ve başka nesneleri- sık sık ağzına soktuğu yaşa geldiğinde, artık emzikleri mikroptan arındırmaya gerek kalmaz.

- Ama kuşkusuz, emziği yere düşünce, mutlaka iyice yıkadıktan sonra yeniden verin.

- Kullanılmayan emzikleri hep aynı kabın içinde tutmak, hem temiz kalmalarını sağlar, hem de bebeğiniz yaygarayı bastığında, "emziğini nereye koşmuştum?" diye dört bir yana koşuşturmaktan sizi kurtarır.

Eğer bebeğiniz emziği bırakmak istemiyorsa bir takım önlemler almak gerekir:

- Öncelikle emzik emme süresi mümkün olduğunca kısıtlanmalı, emzik kesinlikle şeker, reçel vs gibi şeylere batırılmamalıdır.

- Emzik emmek istediğinde sevdiği bir sebze meyve verilerek onunla oyalanması sağlanmalıdır. Bu tür şeyleri de yerken tek başına bırakılmamalı, emmesi önlenmelidir.

- Ayrıca emziği emmediği durumlarda mükafatlandırılarak (sözle veya hediye ile veya bak büyüdün işte gibi sözlerle...) teşvik edilmelidir.

- Anne ve babanın en çok dikkat etmesi gereken nokta; bebekleri gergin, sinirli ve huysuzken emziği onu susturmak için tek çare olarak görmemektir. Ağlayan bebeği susturmak için önce tatlılıkla yaklaşarak sakinleştirmeye çalışmak gerekir.

- Daha büyükçe çocuğunuza, bazı karşılaştırmalar yaparak, yuvada başka hiç kimsede emzik olmadığını anlatabilirsiniz: Ama sakın onu utandırmayın; yuvaya emziksiz gitmeyi bir oyunmuş, yeni bir deneymiş gibi görmesine gayret edin.

- Böylece çocuğunuzun gün geçtikçe emziğe yalnızca yatma saatlerinde gereksinme duyacağı, daha sonra da hiç duymayacağı bir noktaya erişirsiniz.

http://www.hekimce.com/?kiid=203

18.12.2007

İSHAL VE KABIZLIK (YENİDOĞAN)

Yeni doğmuş ve anne sütü ile emzirilen bir bebeğin dışkısı normal olarak koyu bir çorba kıvamındadır. Eğer bebeğiniz ilk ayını doldurmadan ishal olmuş ise nedeni herhangi bir enfeksiyon olabilir. Bu durumda bebeğin dışkısı yeşilimsi ve sulu olacak, dışkılama sayısı artacak, anne sütü ile beslenen yeni doğmuş bir bebeğin dışkısında normal olarak bulunan süt pıhtıları görülmeyecek ve hoş olmayan bir koku olacaktır.

Eğer yeni doğmuş bebeğinizin ishal olduğundan şüpheleniyorsanız bebeğinizin doktoruna haber veriniz. Eğer doktorunuz bebeğinizin yalnızca hafif bir ishal olduğuna karar verirse, bu durumda size bebeğinizi besleme sayısını ya da beslenme miktarını değiştirmenizi tavsiye edebilir. Bebeğinizi emzirmeye devam edin, ancak bebek her zamankinden biraz daha az iştahlı olursa şaşırmayın. Eğer doktorunuz ishalin daha ciddi olduğunu ya da bebeğin su kaybetmekte olduğunu söylerse, bebeğinizin hastaneye yatırılması gerekebilir.

Yeni doğmuş bebeklerde kabızlığa çok nadir rastlanır. Böyle bir durumda şunu öncelikle anlamalısınız ki, kabızlık bebeğin dışkısının niteliği anlamında kastedilmektedir; yani bebeğin dışkısının gecikmesi kastedilmemektedir. Anne sütüyle beslenen bebeklerin bazıları her emzirme sonrasında altlarını kirletebilirler; bazı yeni doğmuş bebekler de günde bir defa ya da iki günde bir altlarını kirletebilirler. Yani bir bez arayla altını kirletiyorsa, bu durum bebeğin kabız olduğu anlamına gelmez.

Gerçek kabızlık, kolay çıkarılamayan sert ve kuru dışkı anlamına gelmektedir. Anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkısı elma püresi kıvamında ve yumuşaklığındadır. Bebek bazan dışkılamakta güçlük çekiyor gibi görünür ama dışkısı yine de sıvı olarak çıkar. Doktorlar bunun için, bebeğin anüsünün çok yumuşak olan dışkı üzerine basınç uygulayamayacak durumda olduğunu ileri sürerler. Genellikle bu durum için herhangi bir tedavi tavsiye edilmez.

Mamayla beslenen yeni doğmuş bebekler bazan dışkılamakta güçlük çekebilirler. Bu bebeklerin dışkıları sert olabilir. Bebek eve getirildikten sonra gelişen kronik kabızlık da doğuştan gelen bir kalıtımsal hastalık nedeniyle oluşuyor olabilir ve bebeğinizin doktoruna bildirilmesi gerekir.

http://www.hekimce.com/?kiid=219

18.12.2007

ÇOCUKLARDA ÖZ SAYGIYI GELİŞTİRECEK 20 ÖNERİ

Çocuğa öz saygı kazandırma, çocuğun öğrenme, sevme ve yaratma yeteneğini güçlendirmektedir. Öz saygı, mutlulukla ve hayattaki başarıyla ilgilidir. Bazı düşünürlere göre öz saygı, tamamen aile sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin ürünüdür. New York lu psikolog ve gençlik terapisti Prof. Dr. Barbara Berger e göre öz saygı, çocuğun kendi kendisiyle gurur duymasıdır. Yüksek öz saygıya sahip olmak, çocuğun hem sevgi dolu hem de yetenekli olmasını sağlamaktadır. Çocuk, değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli ve kendi kendisiyle ve çevresiyle barışık olmalıdır. Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun yaratıcılık yeteneğini, diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede önemli bir faktör olmaktadır. Ebeveynler, çocuğun öz saygısının ilk temellerini oluştururlar. Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler neler yapabilir? İşte burada öz saygıyı geliştirecek 20 yol bulunmaktadır.

1-Şartsız Sevgi Göstermek

Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın. Ev ona göre için, risk ve tehlikelerle dolu dünyadan döndüğü zaman, sevgi için, emniyetli bir yakıt alma istasyonu gibidir. Mesajlarınız "Seni seviyorum - odanın kirli olmasına rağmen, kız kardeşin kadar atletik olmamana rağmen, notlarının çok iyi olmamasına rağmen, yaptıklarından hoşlanmama rağmen - hala seni seviyorum" olmalıdır. Onu hala sevdiğinizi göstermek ve çocuğunuzun yanlış davranışını düzeltmek için, onun doğru yaptığı bir şeyi görerek işe başlayabilirsiniz. Örneğin, odası karma karışıksa ve sadece yatağını toplamış ise ona "Gerçekten yatağını topladığına çok sevindim. Şimdi senden istediğim şey masanı temizlemen" diye ifade edin.

2-Sinirli Olmanızdan Sorumlu Olduğunu Belirtmek

4 yaşındaki çocuğunuz oyuncağını yatmakta olan kardeşinin beşiğine fırlattığı için sinirlisiniz. Onun böyle bir hareketinde sinirinizi ona nasıl aktarırsınız? Prof. Dr. Thomas Gordon un önerdiği en basit mesaj "Ben" mesajıdır. "Sen kötü bir çocuksun!" ya da "Sen aptalsın!" yerine, "Sen böyle yaptığında, ben ............../............ hissediyorum","Sen oyuncaklarını attığında kendimi sinirli hissediyorum. Ona gerçekten zarar verebilirdin" diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun çocuk dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.

3-Açık İsteklerde Bulunmak

Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlayın. Bu ona alternatif davranışları öğrenmesi için bir şans verecektir. Örneğin; "Oyuncaklarını kardeşinin beşiğine atmamalısın. Bunun yerine o uyandığında ona trenini gösterebilirsin" şeklinde bir açıklama yapılmalıdır. İstekleri ona açıkca belirtmek, ondan ne istediğinizi anlamasını kolaylaştıracaktır.

4-Dinlemeyi Öğrenmek

Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlenmeye değerdir ve böyle yapmak çocukların öz saygılarını artırmaktadır. Size bir şeyler söylemek istediğinde, gerçekten ona zaman ayıramayacaksanız uygun olmadığınızı ve ne zaman uygun olacağınızı söyleyin. Gordon un bir başka tekniği olan "Aktif dinleme"de, çocuğunuzu yanınıza çağırıp onu duyduğunuzu ve onun ne söylemeye çalıştığını anladığınızı ifade edin. Mesela 7 yaşındaki bir kız çocuğu şöyle diyebilir:

Kız: "Baba sana çok kızgınım ve bir daha odama girmeni istemiyorum".

Baba: "Sen gerçekten çok kızgınsın öylemi hımm".

Kız: "Evet çünkü sen beni kaymaya götüreceğini söylemiştim ama artık çok geç".

Baba: "Oh, anladım. Çünkü seni dışarıda kaymaya götüreceğim konusunda söz verdim ve bu sözü tutmadım. Gerçekten üzgünüm. Çok geç vakte kadar çalıştım ve seni aramayı da unuttum. Bunu yarına alabilir miyiz?"

Aktif dinlemeyle aileler, olayları daha çok çocuğun gözünden görmeye başlamakta ve böylece çocuk da duygularına önem verildiğini anlamaktadır.

5-Çocuğun Duygularını Ciddiye Almak

Çocuğunuzun korkularını ve negatif duygularını onları reddetmektense ciddiye alın ve onları yenmesine ve kendi çözümünü bulmasına izin verin. Oğlunun canavarlardan korktuğunu öğrenen bir babanın yaklaşımı aşağıda verilmiştir.

Oğlan: "Baba yatağa gidemiyorum. Çünkü odamda canavarlar gizleniyor".

Baba: "Gel bakalım belki canavarlarla arkadaş oluruz. Canavarlar ne yemekten hoşlanıyor biliyor musun?".

Oğlan: "Belki tatlı, bisküvi seviyordur".

Baba: "Bu hoşlarına gidebilir. Gel canavarlara yemek koyalım. Canavarlara ne istediğini sor? Neden sormuyorsun?".

Oğlan: "İnsanları korkutmak istiyor".

Baba: "Neden?"

Oğlan: "Güçlü hissetmek için"

Baba: "Eğer onunla arkadaş olursan sana ne yapabilir?".

Oğlan: "Beni koruyabilir."

Baba: "Bana iyi bir arkadaş olabilir gibi geliyor ya sana?".

Oğlan: "Evet."

Bu diyalog sayesinde aileler, çocuğun duygularını ya da neye gereksinimi olduğunu öğrenmekte, çocuk artık canavarın kendisine fazla tesiri olmayacağını görerek daha pozitif düşünmektedir. En önemlisi de çocuğun canavara yansıttığı gücü kendine çevirmesidir.

6-Çocuğun Varlığını Kabul Etmek

Annelerin zaman zaman söylenmelerinin hatta jestlerle bile "keşke çocuk doğurmasaydım, o bir yük ve artık dayanamayacağım" diye ifade etmelerinin yanlış olduğu, özellikle bu gibi mesajlar sık sık tekrar edildiğinde çocuğun istenmediği ve kendisine değer verilmediği duygusuna kapılacakları uzmanlarca hatırlatılır. Bu durum özellikle evdeki yeni bebekle ilgili olmasına rağmen, annelerin bu yakınmaları uyumlu bir çocuğun bile istenmediğini düşünmesine neden olmaktadır. Böyle zamanlarda çocukların özel bir ilgiye ihtiyaçları vardır. Aileler yakınları tarafından desteklenmeli ve yaşantıdaki çocuğun varlığına değer verilmelidir.

7-Değerlendirecek Günlük Bir Şeyler Bulmak

Çocuklar kötü bir şey yaptıklarında ilgi çekmek, iyi bir davranışta bulunduklarında da onaylanmak istemektedirler. Yaptıkları, hergün yapılan sıradan bir şey bile olsa, değerini artıran yaptıklarının onaylanmasıdır. Çocukların sevgi ve yeteneklerini onlara hatırlatan bazı etkinlikler aşağıda sıralanmıştır.

Disiplin içermeyen tüm ailecek yenen bir akşam yemeği. Herkes o gün birbiriyle başardıkları, öğrendikleri veya hissettikleri güzel şeyleri paylaşabilir. Örneğin; "Okula zamanında gittim" veya "Bir kurbağa buldum". Ebeveynler de bu etkinliğe katılarak çocuklarının başarılarını onayladıklarını gösterebilirler. Sorunları olan çocuklara bu arada "Bugün seni müthiş bir şey yaparken gördüm. Ayakkabını giydin ve bağcıklarını kendin bağladın." diyerek teşvik edilebilir.

Yine yemekte, sırayla herkesle ilgilenilir ve diğerleri onun nesini sevdiğini, hoşlandığını ve takdir ettiğini söyleyebilir. Örneğin; "Senin öğrendiğin yeni şarkıyı çok seviyorum." veya "Bu sabah söylediklerin gerçekten beni etkiledi".

Çocuğunuzun odasına, banyodaki aynaya veya beslenme çantasına ufak kağıtlara çizilmiş küçük resimler ya da yazılmış sevgi mesajları konulabilir.

Çocuğunuzun yatağının baş ucuna onun yapmayı sevdiği bir etkinliği içeren (örneğin oyun oynadığı veya ata bindiği) ve ailenin topluca yer aldığı iki fotoğraf konulabilir. Böylece çocuk her gece becerikliliğini ve sevdiklerini hatırlayacaktır.

8-Çocukla Yalnız Vakit Geçirmek

Bir çok ebeveyn için zaman çok sınırlıdır. Bununla beraber uzmanlar her bir çocukla yalnız zaman geçirmenin çok önemli olduğunu belirtmektedirler. Bir pazar sabahı dışarıda kahvaltı edilebilir veya yemekten sonra parkta küçük bir yürüyüş yapılabilir. Zaman zaman onun seviyesine inip onun kuralları ve oyuncaklarıyla oynamak da yararlı olacaktır. Kardeşini kıskanan ve yeni doğan bebekten dolayı geri planda kalan çocuğunuzla yalnız zaman harcamak için çaba sarfetmelisiniz.

9-Çocuğun Bazı Şeyleri Kendisinin Yapmasına İzin Vermek

Ebeveynler genellikle çocuklarının yapmakta zorlandığı işleri üzerlerine alarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Bu yardım, "Sen bunu yapamazsın. Sen yeterince iyi değilsin" mesajlarını verebilir, ki bu da çocuğun kendine olan saygısını azaltır. Çocukların bir işi başarmak için mücadeleye davet edilmeleri gerekmektedir. Ayrıca çocuklara, problemlerini çözmek ve kendi yeteneklerini keşfetmek için fırsatlar da verilmelidir. Yardım istediklerinde, ilk olarak, o işin üstesinden gelebileceklerine onları inandırarak cesaretlendirmek gerekir. "Hadi bakalım, şu elbiseni kendin düğmeleyebilecek misin görelim?" denilebilir. Ya da direkt olmayan tavsiyelerde bulunulabilir. Örneğin "Baş parmağını ilikten geçirirsen, daha kolay düğmeleyebilirsin".

10-Çocuğun Özel Eşyalarına Saygı Göstermek

Anne-babalar, sıklıkla çocuklarına verdikleri oyuncakların ve kitapların kontrolünü elde tutarlar. Örneğin; bir eşyasının atılmasına, çocuktan çok ebeveynler karar verir. Çocuğunuzun o oyuncakla oynama çağının geçtiğini düşündüğünüz halde, çocuğun ona hala ve belki de yıllarca ihtiyacı olabilir. Bu nedenle eşyalarını atmadan önce ona sormalısınız.

11-Çocuğun Düşüncelerine Saygı Göstermek

Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun duygularının, gözlemlerinin ve algılayışının değerli olduğunu düşünmesini sağlayacaktır. Partiye giderken ne giyeceğinizi ya da öğle yemeğinde ne yapabileceğinizi ona sorabilirsiniz. Tabii her zaman çocuğunuzla aynı görüşte olmayabilirsiniz. Ama ona neden, onun görüşünden farklı bir karara vardığınızın sebeplerini açıklarsanız, düşüncelerinin tamamen faydasız olmadığını anlayabilecektir.

12-Çocuğun Yeteneklerini Kabul Etmek

Her yeni beceri ve başarı, onun yetenekli olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Ne kadar küçük olursa olsun her başarısı kabul edilmeli ve ona başarılı olacağı şeyler bulunmalıdır. Ayrıca ebeveynler, onlardan bazı şeyleri kendilerine öğretmelerini isteyebilirler. Yeni bir bilgisayar oyunu oynamayı veya bir sihirbazlık numarasını öğretmesi istenebilir, buradaki mesaj açıktır: "Sen yeteneklisin." Bazı şeyleri yaparken onun yardımı istenebilir. Örneğin; akrabalara hediyeler hazırlarken fikri alınabilir ya da bir çalar saat yardımıyla sabah kendi kendine uyanabilmekte yeterli olduğu gösterilebilir. Çocuğunuzun notları çok kötü olmadıkça, onun başka başarılarının ve çabalarının olduğunu kabullenmesi sağlanabilir. Örneğin; matematikte zayıfsa, fakat ödevlerine özen gösteriyorsa ya da sizden özel yardım istiyorsa, onun çabaları dikkate alınmalıdır. Ayrıca, akademik başarısı iyi olmayan bir çocuğun, atletik ya da artistik başarısı iyi olabilir. Onu bu yeteneklerinden dolayı övmek ve cesaretlendirmek gerekmektedir.

13-Çocuğun Tercihlerine Saygı Göstermek

Çocuğun kendine olan saygısını artırmanın bir yolu da, onun tercihlerini ve duygularını kabul etmektir. Ebeveynler, çocukları için eğlenceli veya yararlı olan etkinlikleri önerebilirler. Fakat onu ön yargılı davranmaya zorlarlarsa, çocuk kendisinin yeterince iyi olmadığı mesajını alacaktır.

14-Çocuklara Önemli Olanın Vücutları Olmadığını Öğretmek

Çocuklar büyürken, yüzlerindeki sivilcelerden veya çillerden rahatsız olmaktadırlar. Ebeveynler, onlara vücudun sadece bir paket olduğunu, gerçek hediyenin içeride olduğunu yani kişiliğin varlığını anlatmalıdırlar. Onların başlarına gelen bu tür problemlerin anlaşıldığı ve o yaşlarda başımıza geldiği, fakat bu tür şeylerin geçici ve kontrolümüz altında olduğu belirtilmelidir. Eğer çocukta kilo veya deri problemi varsa bile, onu nasıl görünürse görünsün sevdiğinizden emin olmasını sağlamalısınız. Eğer çocuk görünüşü ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorsa ona yaşantısını değiştirmesini destekleyecek bir şekilde yardım önerilebilir. "Kilondan şikayet ediyor gibi bir halin var. Eğer ilgilenirsen, bu konuda yapabileceğin yeni bir şeyler duydum". Ama "Hayır, teşekkür ederim" cevabına da hazır olunmalıdır. Eğer kabul ederse, onu bir diyet ya da eksersiz programı takip etmesini sağlayarak destekleyebilirsiniz.

15-Çocuk İçine Kapanıksa Yardım Etmek

Çocukların bazı bozuk ya da sözel olarak rahatsız edici davranışları onların kendilerine saygıları hakkında ciddi mesajlar verebilir. Böyle zamanlarda ebeveynler, sevgiyi ve gerçekleri sunarak yardımcı olabilirler. Onları ciddi bir şekilde dinlemeli, ne demek istediklerini anlamalı ve sonra ne söylemek istediğinizi anlatmalısınız. Örneğin; çocuğunuz, "Ben çok aptalım, hiçbir şeyi doğru yapamıyorum" dediğinde, "Aptal olduğunu düşündüğünü biliyorum, ama seninle aynı görüşte değilim. Belki, bazı şeyleri öğrenmek için daha çok zamana ihtiyacın var, ama biliyorum ki, sen de yeteneklisin. Hatırlasana, oyuncak kamyonunu nasıl da tamir etmiştin? Bu, yaratıcılığı gerektirir." diyerek cevap verebilirsiniz. Bazı ebeveynler, çocuğun güvenini tekrar kazanmasını sağlamak için kişilik özelliklerini kullanmada oldukça duyarlıyken bazıları da çok iyi bir dinleyicidirler. Tepki her ne olursa olsun, çocuk sevildiği ve yetenekli olduğu üzerinde durularak ikna edilmelidir.

16-Sevgiyi Fiziksel Olarak İfade Etmek

Ebeveynleri tarafından kucaklanma ve okşanma çocuklarda, kendine saygının gelişmesine yardım etmektedir. Çocuklar sözel olmayan davranışlara karşı çok duyarlıdırlar. Çocuklara "seni seviyorum" demekten çok sevgi, davranışlarla onları okşayarak belli edilmelidir.

17-Çocukla Göz Seviyesinde Konuşmak

Çocuklarla konuşurken, daima onlardan yüksekte olmamaya dikkat edilmelidir. Bu onun sadece kendini küçük hissetmesini sağlamakla kalmayacak aynı zamanda ebeveyn ve çocuk arasında büyük bir mesafe olduğuna inanmasına da yol açacaktır. Her zaman onunla konuşurken, yanına çömelerek ya da oturarak ya da onu sizin seviyenize çıkararak göz kontağı kurularak konuşulmalıdır. Bu daha yakın bir iletişimi sağlayacaktır.

18-Çelişkili Mesajlar Vermekten Sakınmak

Çelişkili mesajlar, ebeveynlerin sözleriyle başka, davranışlarıyla başka bir şeyi ifade ettiğinde ortaya çıkar. Örneğin; çocuğa, çok sinirli olarak yüzüne bakmadan "seni seviyorum" demeniz ya da korktuğunda, gece yanınıza gelebileceğini söyleyip geldiğinde kızmanız onu çelişkiye düşürebilir. Öncelikle çocuğa karşı dürüst olunmalıdır. Kızarken, kızgın olmadığınızı söylememelisiniz. Çocuğa model olunmalı, ona söylediğinizi siz de yapmalısınız. Fikir birlikteliklerinizi ifade etmeli ve verdiğiniz sözleri tutmalısınız. İstekleriniz ve kurallarınız açık olmalı, ne hissettiğinizi ya da ne düşündüğünüzü söylemelisiniz. Sözlerinizle vücut dilinizin birbirine uymasına dikkat etmelisiniz.

19-Duygularınızı Çocukla Paylaşmak

Ebeveynler, çocuklarıyla incinebilecekleri duygularını bile paylaştıklarında, onları kendi deneyimlerini ve duygularını kabul etmeye cesaretlendirmiş olacaklardır. Çocuklar, anne ve babalarının anılarını, eğlendikleri ve korktukları anları, nasıl karşılaştıklarını, çocukları olmasının nasıl bir şey olduğunu hikaye şekline getirdiklerinde anne ve babalarını daha yakından tanıyacaklardır. Aile hikayelerini çocuklarla paylaşma, kendi kökleriyle gurur duymalarını sağlayacaktır.

20-Her Çocuğun Tek Olduğu Üzerine Odaklanmak

Çocuklar hakkında özel şeyleri ebeveynler keşfetmeli ve onlara söylemelidir. Böyle yaparak duyarlı, şiirsel olan çocuğa yaratıcı olma ve kendini dile getirme fırsatı; oldukça uzun boylu bir kız çocuğuna yeni spor dallarının kapısını açma, kariyer ve moda fırsatı verilebilir.

Çocuklarda kendine saygıyı geliştirme, üstesinden gelinemeyecek bir iş değildir. İki önemli parçası olduğu- sevgiyi ve yeteneğini hissettirme - akıldan çıkarılmamalıdır. Ve tabii ki, her iki duyguyu besleyecek şekilde davranılmalı ve konuşulmaya çalışılmalıdır. Ebeveynlerin mükemmel olamadıkları ve en iyisini yapamadıkları zamanlar vardır. Fakat en önemlisinin, bir çocuğun sevgiyi düzenli aralıklarla alması olduğu unutulmamalıdır.

http://www.hekimce.com/index.php?kiid=3325

18.12.2007

AŞI TAKVİMİ

(SAĞLIK BAKANLIĞI)[2006]
Sağlık Bakanlığı yayınladığı bir genelge ile aşı takviminde değişiklik yapıldığını bildirdi. Daha önce uygulanmakta olan aşı takviminden farklı olarak takvime Haemophilus İnfluenza tip b eklenmiş ve kızamık aşısı birinci dozu 12. aya alınmıştır. Diğer değişikliklerle birlikte aşı takviminin son hali şu şekildedir:

doğumda 2.ayın sonunda 3.ayın sonunda 4.ayın sonunda 9.ayın sonunda 12.ayın sonunda 16-24.ay İÖ 1.sınıfta İÖ 8.sınıfta
BCG   I           R  
DBT   I II III     R    
Td               * *
Hib   I II III     R    
OPV   I II III     R R  
KKK (kızamık)           I   R  
Hepatit B I II     III       I-II-III

Hepatit B aşısı: 1998 yılında başlatıldı, 1998 doğumlu çocuklar ilköğretim 2.sınıfta, bu yıl (kohortun tamamlanması amacıyla) İlköğretim 8.sınıf öğrencilerine HB aşısı: 0-1-4.aylar şeklinde uygulanacak (ilk ve son dozlar arasında en az 4 ay olacak)

Kızamık aşısı: 12.ayı doldurduktan sonra uygulanacak,

BCG aşısı sulandırıldıktan sonra 6 saat içinde kullanılacak.

Hib: Haemophilus İnfluenza tip b

18.12.2007

Kurban Bayram Namazı Vakitleri ve Kılınışı

Kurban Bayram Namazı Vakitleri (Türkiye ve Dünyanın Her Yerindeki Bayram Namazı Vakitlerini Öğrenebilirsiniz..) Aşağıdaki linke tıklayınız

http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/vakithes_baynamaz.asp

BAYRAM NAMAZI , BAYRAM NAMAZLARININ KILINIŞI

Şevval ayının birinci günü fıtır, ya’nî Ramazan bayramının, Zilhiccenin onuncu günü ise, Kurban bayramının birinci günleridir. Bu iki günde, güneş doğduktan sonra, iki rek’at bayram namazı kılmak, erkeklere vâcibdir.

Bayram namazlarının şartları, Cuma namazının şartları gibidir. Fakat, burada hutbe sünnettir ve namazdan sonra okunur.

Ramazan bayramında namazdan önce tatlı [hurma veya şeker] yimek, gusül etmek, misvak kullanmak, en iyi elbiseleri giymek, fıtrayı namazdan önce vermek, yolda yavaşça tekbîr okumak müstehabdır.

Kurban bayramı namazından önce bir şey yimemek, namazdan sonra önce kurban eti yimek, namaza giderken yüksek sesle, özrü olan yavaşça tekbîr getirmek müstehabdır.

Bayram namazları iki rek’attir. Cemâat ile kılınır, yalnız kılınmaz. Ramazan ve Kurban bayramı namazlarının kılınışı aynıdır.

Bayram Namazı Nasıl Kılınır ?

1- Önce “Niyet ettim vâcib olan bayram namazını kılmağa, uydum hazır olan imâma” diye niyet ederek, namaza durulur. Sonra “Sübhâneke” okunur.

2- Sübhânekeden sonra eller üç defa tekbîr getirerek kulaklara kaldırılıp, birinci ve ikincisinde iki yana bırakılır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır. İmâm önce Fâtiha, sonra bir sûre okur ve beraberce rükû’a eğilinir.

3- İkinci rek’atta, önce Fâtiha ve bir sûre okunur. Sonra iki el üç defa tekbîr getirerek kaldırılır. Üçüncüde de yanlara bırakılır. Dördüncü tekbîrde elleri kulaklara kaldırmayıp, rükû’a eğilinir. Kısaca: iki salla, bir bağla, üç salla, bir eğil! diye ezberlenir.

Teşrik Tekbîrleri

Kurban Bayramının arefesi günü, sabah namazından, dördüncü günü ikindi namazına kadar, hacıların ve hacca gitmeyenlerin, erkek, kadın herkesin, cemâat ile kılsın, yalnız kılsın, farz namazından sonra selâm verir vermez, bir kere “Teşrîk tekbîr”ini okuması vâcibdir.

Cenaze namazından sonra okunmaz. Camiden çıktıktan sonra veya konuştuktan sonra, okumak lâzım değildir.

İmâm tekbîri unutursa, cemâat terk etmez. Erkekler, yüksek sesle okuyabilir. Kadınlar yavaş söyler.


Teşrik Tekbîri:

“ ALLAHÜ EKBER, ALLAHÜ EKBER. LÂ İLÂHE İLLALLAHÜ VALLAHÜ EKBER. ALLAHÜ EKBER VE LİLLÂHİLHAMD ”

Arkadaşlarım

Haberler

Google Tavsiye Reklamları

innDir.com HitList

innDir.com Yeniler

Program Arama Motoru:

Döviz Kurları

innDir.com Haber List

MSN HARFLERİ


MSN Verde Harfleri
MSN Star Wars Harfler
MSN Simpson Harfleri
MSN Sade Harfler
MSN Rrojo Harfler
MSN Rengarenk Harfler
MSN Pisto Harfleri
MSN Naran Harfleri
MSN Matrix Harfleri
MSN Letras Harfleri
MSN Lera Harfleri
MSN Klavye Harfleri
MSN Hindi Harf
MSN Harry Potter Harfleri
MSN Fugo Harfler
MSN Candy Harfleri
MSN Azul Harfler
MSN Tren Harfleri
MSN Smiley Harfleri
MSN Kalp Harfleri
MSN Renkli Harfler
MSN Danseden Harfler
MSN AVATARLARI

Markalar
Futbol Resimleri
Turk ve Osmanli Resimleri
Ruh Hali Resimleri
Camii Resimleri
Atatürk Resimleri
Kurtlar Vadisi Resimleri
MSN Halleri
Cesitli Resimler - 2
Cesitli Resimler - 1
Soyut Resimleri
Türk Ünlüler
Kalp Resimleri
Bebek Resimleri
Komik Resimler
Cicek Resimleri
Cizgi Filim Kahramanlari
Araba Resimleri
Hayvan Resimleri
FB, BJK, GS Avatarları
Galatasaray (GS) avatarları
Beşiktaş (BJK) Avatarları
Fenerbahçe (FB) Avatarları
Türk Bayrağı-Atatürk Avalarları
Bayan Avatarlari - 3
İsminiz Seksi Bir Avatar Olsun
Hababam 3.5 Film Avatarları
Sahan Gökbakar Avatarları
Neon Yazılarla Avatar
Bayan Avatarları - 2
Bu Avatarlar Çok Hoş
isminizi google fontunda yaz
Bayanlar için Güzel Avatarlar
MSN 35 Farklı Avatar
Yeni Hareketli Avatarlar
Sevgiliye özel MSN Avatarları
Yeni Msn Yazılı Avatarları
Yeni Msn Yazılı Avatarları
MSN Yazili Avatarlar

GEREKLİ LİNKLER

::TC Kimlik No
::Vergi Kimlik No
::SSK Hizmet Dökümü
::İnternet Vergi Dairesi
::Motorlu Taşıtlar Vergisi
::Telefon Rehberi
::ÖSYM Sınav Sonuçları
::KPSS Sonuçları
::KPDS Sonuçları
::Diğer Sınav Sonuçları
::ÖSYM Sınav Takvimi
::Milli Eğitim Bakanlığı
::Üniversiteler
::Sağlık Bakanlığı
::Emekli Sandığı
::Ssk
::Adalet Bakanlığı
::Emniyet Genel Müdürlüğü
::Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
::Bakanlıklar
::Valilikler
::Belediyeler
::Kaymakamlıklar
::Silahlı Kuvvetler
::Sivil Toplum
::Elçilik - Konsolosluklar
::Avrupa Birliği
::K.K.T.C.
::Turizm
::Son Depremler


ÖZLÜ SÖZLER

Page Rank Icon
eXTReMe Tracker
Blogcu ile yapıldı

Oyunlar